Haftalık güncellemeler

VETERİNER SAĞLIK REHBERİ

Haberler, duyurular ve veteriner sağlık blog yazılarımızı buradan okuyabilirsiniz.


distemper-1200x800.jpg

Ümraniye veteriner kliniği Petopia olarak köpek hastalıkları arasında yaygın olan hastalıklardan biri olan distemper konusunu ele aldık. Köpeklerde gençlik hastalığı ölümle sonuçlanma olasılığı yüksek bir hastalıktır. Hastalık etkeni Canine Distemper virüsüdür. Virüs hücrelere yerleşir ve yayılır. Sindirim sistemi, solunum sistemi, sinir sistemlerini etkileyen bir hastalıktır. Köpeklerde gençlik hastalığı genellikle 3-12 aylık köpeklerde görülmektedir. Fakat daha yaşlı köpeklerde de görülen bir hastalıktır. Petopia veteriner kliniğimizde de yaşlı köpeklerde bu hastalığı görmekteyiz.

Köpek Distemper (Gençlik Hastalığı) Hastalığı Belirtileri

Hastalığın inkübasyon süresi 1-6 hafta arasındadır. 1-6 hafta arasında hastalığın semptomları ortaya çıkmaya başlamaktadır. Distemper hastalığı 5 formda görülmektedir. Göz, solunum, sinirim, deri ve sinirsel formları bulunmaktadır.

Çoğu zaman solunum formu ile başlarken yüksek ateş, gözde kızarıklık ve akıntı, burunda akıntı ve çatlamalar, ve öksürme ve pnömeniye şeklinde ilerler. Göz ve burun akıntıları başlangıçta temiz görünür daha sonra iltihaplı akıntıya döner. Öksürükler ise zamanla şiddetlenir. Akciğer dinlenildiğinde hırıltılı duyulabilir.

Göz formu ortaya çıktığında ışıktan rahatsızlık duyma görülebilir. Sindirim sistemi formunda ise kusma, ishal, kanlı ishal, vücutta su kaybı ve kilo kaybı olarak görülmektedir. Deri formuna baktığımızda kepeklenme olmaktadır. Pati yastıklarında çatlama ve nekrozlaşma oluşur.

Distemper hastalığında öldürücü olan ise sinir sistemine virüsün bulaşmasıyla olmaktadır. Bacak ve yüz kaslarında kordinasyon bozukluğu ve tikler görülür. Kısmı felçler ile körlük belirtileri arasında yer alır.

Köpek Distemper (Gençlik Hastalığı) Hastalığı Teşhisi Nasıl Yapılır?

Köpek gençlik hastalığı belirtilerin tamamı görülebileceği gibi bir sadece bir kaç belirti görülebilir. Hastalık belirtileri diğer bazı hastalıklara benzer olduğu için ilk etapta teşhisi zor olmaktadır.

Hastalık etkeni çeşitli yollarla aranabilir. Qick testler ve Florasan Antikor testleriyle teşhis yapılabilir. Ümraniye veteriner kliniğimizde testleri kullanmaktayız. Hastalığın tüm evrelerinde pozitif sonuçlar görünmeyebilir. Bu yüzden klinik semptomları bu yönde görülmelidir. Aynı zamanda şu analizler yapmak faydalı olur.

  • Hemogram kan analizi
  • Biyokimyasal kan analizi
  • Röntgen
  • Tomoğrafi
  • Emar

Genellikle testler ile hastalığın teşhisi yapılabilmektedir. Fakat %100 güvenilir değildir. Bu yüzden yukarda saydığımız tahlilerin yapılması gerekebilir.

Köpeklerde Distemper (Gençlik Hastalığı) Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ciddi köpek hastalıklarından biri olan Distemper hastalığının direk tedavisi yoktur. Distemper hastalığında semptomatik tedavi uygulanmaktadır. Semptomlara yönelik tedavi uygulanırken immün sistemi güçlendirecek ilaçlar ile tedavi desteklenir. Tedavi süresi 10-20 gün arası sürebilmektedir. ümraniye veteriner kliniğimizde genellikle bu süreci geçmemektedir.

Gençlik hastalığı yüksek oranda ölümcül bir hastalık olmasının yanında erken teşhis ile olumlu sonuçlar alınabilir. Tedavi sonrası kalıcı lezyonlar görülebilir.

Köpeklerde Distemper (Gençlik Hastalığı) Hastalığı Bulaşıcılığı

Bulaşıcı köpek hastalıklarından biri olan gençlik hastalığı semptomları ortaya çıktıktan 5 gün öncesinden itibaren bulaşıcı olur. Hasta iyileştikten sonra 4 ay boyunca da hastalığı saçmaya devam eder. Hastalık direk ve indirek temas ile bulaşmaktadır. Hastalık solunum, burun akıntısı, göz akıntısı, kusma, dışkı ve idrar ile bulaşabilir. Hasta ile  temas en yaygın bulaşma biçimidir. Hapşırık ve öksürük ile de bulaşmaktadır.Hasta köpeğe ait tüm eşyalar hastalığa neden olacağı için dezenfekte edilmeli başka hayvanlar ile temas etmemelidir.

Distemper virüsü parvovirus gibi uzun süre yaşamamaktadır. Oda sıcaklığı bir kaç saat içerisinde ölmektedirler. Soğuk hava koşullarında daha uzun yaşadığı için kış aylarında daha sık rastlanan bir hastalıktır.

Köpek Gençlik Hastalığı Aşısı

Köpeklerimizi gençlik hastalığından korumak için en iyi yöntem aşıdır. Karma aşı ile birlikte gençlik hastalığına karşı antikor oluşturulur. Bu aşı yavru köpeklerde 2 doz 15-21 gün arayla yapılmakla birlikte daha sonra yıllık tekrarı yapılır. Petopia’da 15 gün arayla karma aşılar 2 doz halinde yapılmaktadır. Köpek gençlik hastalığı aşısı için köpek aşıları konumuzdan örnek bir aşı takvimini inceleyebilir ve ücretleri görebilirsiniz.

Gençlik hastalığına yakalanmış bir köpeğin aşılanması mümkün değildir. Bu yüzden hastalığa yakalanmadan önlem almak ve aşıları tamamlamak çok önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Köpeklerde Gençlik Hastalığı İyileşir mi?

Distemper hastalığına yönelik kesin bir tedavi yoktur. Ölüm oranı yüksek bir hastalık olmasının yanında iyileşme söz konusudur. Fakat tedavi gören köpeklerde kalıcı lezyonlar görülebilmektedir.

Köpeklerde Gençlik Hastalığı Neden Olur?

Distemper hastalığı köpek hastalıkları arasında viral bir hastalıktır. Hastalık etkeni Canine Distemper virüsüdür. Direkt ve endirekt olarak bulaşabilmektedir. Hastalığın temel nedeni aşıların yapılmamasıdır.

Köpeklerde Gençlik Hastalığı (Distemper) İnsanlara Bulaşır mı?

Bu hastalık köpek familyasına ait bir hastalıktır. İnsanlara bulaştığı konusunda herhangi bir bilgi mevcut değildir.

Köpek Gençlik Aşısı Ne Zaman Yapılır?

Köpek aşıları takvimi makalemizi okuyarak detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Bir önceki yazımızda köpeklerde kanlı ishal hastalığı konusunda makale yazdık. Bu makalemizi de mutlaka okumanızı öneriyoruz.

 


kopeklerde-kanli-ishal-parvovirus-1200x800.jpg

Parvovirus yani kanlı ishal köpeklerin bağırsak mukozasını etkilerken sindirim sistemi boyunca yayılır. Bağışıklık için önem arz eden beyaz kan hücrelerine zarar verirler.

kanlı ishal parvovirus ishal

Kanlı ishal köpeklerde sıkça görülen bulaşıcı viral enfeksiyondur. Köpeklerde kanlı ishal daha çok 1.5 aylık ile 6 aylık köpeklerde rastlanır. Kanlı ishal enfeksiyonunun temel belirtileri şiddetli kusma, kanlı veya kansız ishal, kilo kaybı ve iştah azalmasıdır. Parvovirus Nadiren ani kalp yetmezliğine sebep olabilmektedir. Ümraniye veteriner kliniği olarak sizlere kanlı ishalin köpekler üzerindeki semptomları ile birlikte tüm detaylarını anlatacağız.

Kanlı ishal daha çok Rottweiler, Doberman, Pit Bull,  Alman Kurdu ve Labrador Retriever ırklarında görülmektedir. Özellikle Rottweiler ve Doberman ırklarında çok çabuk ilerler.

Aşağıda şu başlıkları göreceksiniz.

 

Kanlı İshal Semptomlar

Görülen en temel semptom hızla artan ishaldir. Bu ishal normal olarak başlar bağırsak mukozasına verilen hasarla kanlı ishale dönüşür. Genellikle ağır koku yaymaktadır. Aynı zamanda yoğun kusma, iştahın düşmesi, durgunluk, ateş ve kilo kaybı semptomlar arasında yer alır. Bazen hipotermi(düşük vücut sıcaklığı) görülebilir.

Bağırsak mukozasına verilen hasarla birlikte besin ve su emilimi engellemekte böylece hasta hızla dehidre olmakta ve anemi ortaya çıkabilmektedir.

kanlı ishal parvovirus kusma

Basitçe üç önemli nokta şu şekildedir:

  1. Hafif ve kanlı ishalle başlar.
  2. Ateş, karın ağrısı, kusma ve ağır kokulu ishal görülür.
  3. Halsizlik, iştahsızlık ve sıvı kaybı gözlemlenir.

Bazen benzer semptomlar nedeniyle mide ve bağırsak iltihabı ile karıştırılabilir. Bunun için kan testi yapılabilir.

Kanlı İshal Bulaşma

Parvovirus temas yoluyla kolaylıkla bulaşabilmektedir. Bu temas hastalıklı hayvanla olan temasla geçebileceği gibi hastalıklı hayvana ait kan, dışkı, idrar ve salya yoluyla da bulabilmektedir. Temas sonrası enfeksiyonun ortaya çıkması 3-14 günü bulabilir. Çünkü hastalığın kulukça süresi yaklaşık 10 gün sürmektedir. Dolaylı yoldan yapılan temasta hastalığı bulaştırmaya yeterlidir. Ayakkabınıza yapışmış bir dışkı veya idrardaki virüs ile evcil dostunuza kanlı ishal hastalığını bulaştırabilirsiniz.

Söz konusu virüs bulaştığı yerde 6 ay yaşayabilmektedir. Temas edilen her şey üzerinde örneğin mama kabı, ayakkabı, giysi gibi yerlerde 5-6 ay süreyle yaşayabilmektedir. Hasta hayvan dışkısında ise 1 sene canlı kalabilirler.

Parvovirus Tanı

Tanı içi test kitleri, hemogram genel muayene ve anamnez ile tanı yapılabilir. Özellikle aşısız bir köpek söz konusu ise kusma ve ishal önemli belirtidir.  Hemogram ile lenfopeni, anemi ve dehidrasyon sonuçları görülebilir. Test kitleri kullanılarak evcil hayvanın dışkısı ile parvovirus görülebilir.

Petopia ümraniye veteriner kliniğinde parvovirus için hızlı test kiti kullanmaktayız.

Kanlı İshal Tedavi

Kanlı ishali köpeklerde erkenden farketmek tedavi için çok önemlidir. Parvo virüsünün  büyük şehirlerde sık şekilde karşılaşılmaktadır. Bu yüzden bu konuda bilinçli olmak önemli ve erken teşhis ve tedavi için gereklidir. Erken teşhiste iyileşme oranı % 60-70’e kadar ulaşmaktadır.

kanlı ishal parvovirus iştahsızlık

Köpeklerde kanlı ishal hastalığı viral enfeksiyon olduğu için virüsu ortadan kaldıracak bir ilaç yoktur. Tedavi bağışıklık sistemi virüsü yok etmeye çalışırken vücut direncini artırmaya yönelik olur. Temel izlenen yol kaybedilen sıvıyı takviye etme ve ikincil enfeksiyonlara karşı antibiyotiklerle koruma sağlamaktır. Kanlı ishale yakalanmış köpeklerde kusma ve ishalle sıvı kaybı yaşanır. Serum desteği ile kaybedilen eloktrolit ve proteinleri kazandırmaya çalışılır. Tedavide vitaminler, kan durdurucu ilaçlar, probiyotikler, kusma kesiciler ve mide koruyucular yapılabilir.

Tedavi süreci yaklaşık olarak 2 hafta sürmektedir. 2 hafta boyunca tedaviye ara verilmemelidir.

Parvoviruse sahip köpeklerde ölüm oranı %70 civarında iken yavru köpeklerde bu oran daha fazladır. Parvovirusun ölüme sebep olan durumlar ise dehidrasyon, ikincil enfeksiyonlar, kanda fazlalaşan toksinler ve mukozal kanamalardır.

Kanlı ishal hastalığında köpeklerinizi güvenle ümraniye veteriner kliniği Petopia’ya teslim edebilirsiniz.

Kanlı İshal Korunma

Hastalığa önleyici olarak aşılar kullanılmakta ve aşılar bu korumayı büyük oranda başarmaktadır. Aşıların zamanında ve düzenli olarak yapılması en önemli unsurdur. Yavruluktan itibaren aşıların düzenli olarak yapılması şarttır. Doğum yapması düşünülen anne adayının hamilelik öncesinde karma aşısının yapılması önemlidir.

Anne sütünden yeni kesilmiş yavru köpekler sonraki 2 hafta boyunca parvoviruse karşı koruma sağlamaktadır. 2 aylığı geçen yavrularda 21 gün arayla karma aşısı büyük oranda koruma sağlar.

kanlı ishal parvovirus bitkinlik

Aşıları tamamlanmamış bir köpeğin dış ortamda gezdirilmesi başka hayvanlar ile temas etmesi çok tehlikelidir. Sahiplerinin de mutlak olarak aşısız hayvanlarla temas etmemesi gerekir. Bu temasta virüsleri evinize taşıyabilir ve köpeğinize bulaştırabilirsiniz. Özellikle ayakkabılarınıza evcil dostlarımızı temas ettirmemeliyiz.

Eğer yavru köpek sahiplenilecekse mutlaka en az 3 aylık ve annesi ile kendisinin aşıları yapılmış bir yavru köpek alınmalıdır.

Temizlik

Tedavi görmüş ve hastalığı atlamış köpekler 10 gün boyunca bu virüsü dışkıyla atmaya devam etmektedir. Bu 10 günlük süreçte temizliğe dikkat edilmelidir. Bu virüse karşı en etkili temizlik ürünü çamaşır suyudur. Fakat bu virüsün çamaşır suyuna da güçlü bir direnci mevcuttur. Çamaşır suyu 20 dakika bekletilmeli hemen durulanmamalıdır. Bu yüzden olabildiğince dikkat etmek gerekir.

Parvovirus Hastalık Sonrası

Hastalık sonrası iki ay boyunca virüsü taşımaya devam edecektir. Bu yüzden başka köpeklerle bulaştırmamak için izole etmek gerekir. Hastalığı atlatan köpekler kanlı ishal hastalığına karşı bağışıklık kazanmış olur. Fakat yine de bu hastalığa yakalanma riski mevcuttur.

Kanlı İshal Tedavi Ücreti

Kanlı ishal tedavi ücreti hastanın hangi aşamada olduğu ile ilgilidir. Öncelikle muayene edilmelidir. Bilgi için Ümraniye veteriner kliniğimizi arayabilirsiniz.

Kanlı İshal(Parvovirus) İnsana Bulaşır mı?

Parvovirus sadece köpeklerde görülen bir virüstür. İnsanlara bulaşmamaktadır.

Sorularınızı Sorun

Aşağıdaki yorum formundan aklınıza takılan tüm soruları sorabilirsiniz. Tüm soruları yanıtlayacağız.


kopeklerde-mantar-hastaligi-1200x800.jpg

Mantar rahatsızlığı aynı insanlarda meydana geldiği gibi hayvanlarda da görülmektedir. Evcil hayvan besleyen kişilerin hayvanlarda görülen mantar hastalığına karşı gerekli önlemleri alması ve tedavi için gerekli hassasiyeti göstermesi gerekmektedir. Köpeklerde mantar enfeksiyonu görüldüğü andan itibaren tedaviye başlanmaz ise mantar enfeksiyonu diğer bölgelere de hızlıca yayılabilir. Mantar enfeksiyonunun yayılma hali hızlı olduğu için problem hiç de hafife alınmayacak bir rahatsızlık olarak kendisini göstermektedir.

Mantar rahatsızlığı köpeklerde deri, kıl ve tırnak kısımlarının enfeksiyon kapma durumuna bağlıdır. Genellikle köpeklerde deri üzerinde görülen mantar enfeksiyonu zamanla diğer bölgelere de yayılma gösterir. Bu nedenle mantar enfeksiyonu kendisini göstermeye başladığı andan itibaren köpekler için gerekli tedavi süreci başlamalıdır. Köpeklerde mantar oldukça sık ilerleyebilen bir rahatsızlıklıktır. Bu sebepten dolayı evcil hayvan olarak köpek besleyenler mantar hastalığına karşı çok dikkatli olmalıdır.

KÖPEKLERDE MANTAR HASTALIĞININ TÜRLERİ

Köpeklerde mantar hastalığı farklı türlere ayrılır. Genellikle evcil hayvanların her birinde görülebilen mantar hastalığı aynı türden olduğu düşünülmektedir. Fakat köpek ve kedilerde görülen mantarlar birbirinden farklılık gösterir. Özellikle köpeklerde mantar türü, mantar hastalığının daha şiddetli olmasına yol açmaktadır. Kedilerde görülen mantar hastalığı köpeklerde görülen mantar türüne göre daha kolay iyileşme sürecine sahiptir. Köpeklerde mantar hastalığına neden olan mantar çeşitleri şu şekildedir;

1- microsporum gypesum,

2- microsporom canist,

3- trichophton mentagrophytes. Bu iki tür sebebiyle köpekler mantar rahatsızlığına sahip olmaktadır. Kedilerde mantar rahatsızlığına neden olan mantar türleri ise; microsporirum felis ve microsporirum felis mantar türüdür.

KÖPEKLERDE MANTAR HASTALIĞININ SÜRELERİ

Köpeklerde mantar hastalığı genellikle sonbahar mevsimlerinde görülen bir rahatsızlıktır. Kediler için de aynı durum söz konusudur. Köpeklerde mantar hastalığı sonbaharda görülmekle beraber genellikle 12 aylıktan daha küçük köpeklerde meydana gelmektedir. Mantar hastalığı siyamlarda en fazla görülen rahatsızlık olup sıralamada 4. sıraya yerleşmiştir.

Ümraniye veteriner kliniğine köpeklerde mantar şikayetiyle gelen kişi sayısı sonbaharda büyük artış gösterir. Bu nedenle, sonbahar mevsiminde köpek besleyenlerin en fazla dikkat etmesi gereken durum mantar hastalığıdır. Mantar türlerinden olan Microsporom canist, özellikle kuru ortamlarda yaşayabilen bir türdür. Bu nedenle, evcil hayvanın bakıldığı ortam hijyen açısından uygun koşullara sahip olmalıdır. Farklı mantar türleri ise bulunduğu ortamda 2 yıl kadar uzun süre yaşayabilmektedir.

KÖPEKLERDE MANTAR HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Köpeklerde mantar rahatsızlığı vücudun farklı bölümlerinde görüldüğü için belirtileri de birbirinden farklı olmaktadır. Bu belirtiler sayesinde köpeklerde mantar hastalığının yeri kolaylıkla teşhis edilebilir. Eğer, köpeğiniz sürekli rahatsızlık içerisinde olduğunu size hissettirmeye çalışıyorsa mutlaka bir uzmandan destek almak gerekir. Ümraniye veteriner kliniği köpeklerde mantar teşhisini koyarak, gerekli tedavi yöntemlerini uygulamaktadır.

Mantar hastalığının belirtileri oldukça önemlidir. İlk olarak kendisini çok fazla belli etmeyen bu rahatsızlık zamanla belirti açısından şiddetini artırır. Bu dönemlerde Ümraniye veteriner kliniğine başvurmak önemlidir. Çünkü, belirtilerin artması ile beraber köpeklerde ağrı ve rahatsızlık durumu da artmaya başlar. Köpeklerde mantarın bulunduğu bölgeye göre belirtiler ise başlıklar halinde gösterilebilir.

KÖPEKLERDE DERİ ÜZERİNDE MANTAR ENFEKSİYONUNUN BELİRTİLERİ

Köpeklerde mantar enfeksiyonunun en fazla görüldüğü yerlerin başında deri gelmektedir. İlk olarak deri üzerinde başlayan mantar enfeksiyonu zamanla tırnak ve pati içlerine kadar ilerlemektedir. Deri üzerinde mantar hastalığının en sık görülen semptomları ise şu şekildedir;

* Mantar enfeksiyonunun oluşmaya başladığı bölgeyi sürekli yalama ve çiğneme durumu,

* Mantar enfeksiyonunun oluştuğu bölge ve deri üzerinde kötü koku hali,

* Deri üzerinde görülen mantarlarda köpekler o bölgede tüylerin dökülme durumu,

* Rahatsızlığa bağlı olarak köpeklerde görülen davranışsal değişiklikler. Depresyon, fazla agresif olma hali,

* Mantar hastalığına bağlı olarak açık yaraların ortaya çıkması,

* Deri üzerinde fazlaca kızarıklıkların oluşma durumu.

Bu belirtilerin tamamı köpeklerde deri üzerinde oluşan mantar enfeksiyonuna bağlıdır. Böyle semptomlar görüldüğü andan itibaren derhal Ümraniye veteriner kliniğine başvurmak ve destek almak önemlidir.

 

KÖPEKLERDE AĞIZ İÇİNDE MANTAR ENFEKSİYONUNUN BELİRTİLERİ

Köpeklerde mantar görülen bölgelerin birisi de ağız içidir. Genellikle mantar köpeklerde ağız içinden başlayarak diğer bölgelere yayılır. Özellikle yalama durumunda ağız içi mantar enfeksiyonunun yayılma durumu kaçınılmazdır. Ağız içi mantar enfeksiyonunda en fazla görülen belirtiler ise şu şekildedir;

– Mantar enfeksiyonuna bağlı olarak ağız içinden gelen kötü koku durumu,

– Köpeklerde mantar enfeksiyonu oluşması halinde yeme alışkanlığı da durur.

– Pamukçuk olarak ifade edilen ağız içinde beyaz kabarcıklar,

– Sürekli salya akıtma hali,

– Köpeğin ağız etrafında ve içinde ağrı çektiğini gösteren belirtiler.

Bu belirtilerin tamamı köpeklerde ağız içi mantarının söz konusu olduğunda görülen semptomların başında gelmektedir. Böyle bir durumla karşılaşmanız halinde Ümraniyede veteriner kliniklerine başvurmanız köpek sağlığı açısından önemlidir. Ayrıca, veteriner hekim sayesinde tedavi süreci daha bilinçli şekilde atlatılacaktır.

KÖPEKLERİN VÜCUDUNDA OLUŞAN MANTAR ENFEKSİYONUNUN BELİRTİLERİ

Köpekler yalnızca deri ya da tırnak üzerinden mantar enfeksiyonuna sahip olmaz. Ayrıca, bünyesel olarak da mantar enfeksiyonu kapabilirler. Özellikle köpeklerde en fazla idrar yollarında mantar enfeksiyonu rahatsızlığı görülür. İdrar yollarında meydana gelen mantar enfeksiyonunda da bazı farklı belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu eblirtiler şu şekilde sıralanabilir;

– İdrar yapma isteğinin durması ya da azalması,

– Kötü kokulu idrar yapma hali,

– İştahın normal seviyeye göre oldukça azalması,

– Köpeklerde halsizlik ve sürekli uyku hali,

– Mantar enfeksiyonunun ilerleme sürecine bağlı olarak kokulu idrarın artması ve ilerleyen süreçte kanlı idrar görme,

– Mide bulantısı ve yiyecekleri sürekli çıkartma.

Bu belirtiler genellikle bir enfeksiyon olarak mantarın idrar kesesine bulaştığının göstergesidir. Mantar enfeksiyonundan şüphelenilmesi halinde Ümraniye veteriner klinikleri ile görüşmek büyük fayda sağlayacaktır. Ümraniyede veteriner klinikleri köpeklerde mantar oluşumunu araştıran ve tedavi eden klinikler arasındadır.

KÖPEKLERDE MANTAR OLUŞUMUNUN NEDENLERİ NELERDİR?

Köpekler genellikle yılın sonbahar aylarında mantar enfeksiyonu kaparlar. Mantar enfeksiyonu köpeklere ve evcil hayvan besleyenlere büyük sıkıntı verir. Mantar enfeksiyonu görüldüğü anda bir uzman desteği almak çok önemlidir. Çünkü, mantar problemi tedavi edilmediği sürece sürekli yaşayabilen ve yayılabilen bir enfeksiyondur. Böyle bir durumla karşılaşılması halinde derhal bir hekim desteği gerekir. Ümraniye veteriner kliniği mantar konusunda evcil hayvanlara en hızlı müdahaleyi yaparak, tıbbi destek verilmesini sağlamaktadır.

Köpeklerde mantar enfeksiyonu farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Bu sebepler;

– Köpeklerde düzensiz beslenme alışkanlıkları,

– Köpeklerde görülen şeker hastalığı yani diyabet,

– Köpeklerin pire, kene ve parazit çeşitlerine göre alerjik reaksiyon göstermesi,

– Bazı yemek türlerine ya da mama türlerine karşı alerji durumu,

– Köpeklerin sıcak ve çok nemli havalarda uzun süre kalması,

– Cilt ve deri üzerinde bir enfeksiyon durumunun ya da açık yaranın var olması,

– Cildin yoğun şekilde tahriş olması,

– Deri parazitlerinin çoğalması,

– Bakımsızlık ve hormonsal bazı bozukluklar. Bu faktörlerin her biri köpeklerde mantar oluşumuna neden olmaktadır. Bu tür durumlarla doğru şekilde mücadele edilmediği sürece mantar oluşumu giderek yayılmaya başlayacaktır.

KÖPEKLERDE MANTAR ENFEKSİYONU NASIL GİDERİLİR?

Köpeklerde mantar enfeksiyonu sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Genellikle bu tür vakalarda bir tıbbi destek alınması en doğru ve kalıcı çözüm olacaktır. Eğer, mantar enfeksiyonu yeni başlangıç aşamasında ise doğal yöntemler de tercih edilebilir. Özellikle deri üzerinde mantar oluşumu varsa bitkisel yöntemlere başvurmak da yeterli olabilecektir.

Köpeklerde mantar tedavisi genellikle ilaç ya da merhem olarak uygulanır. Fakat köpeklerde mantar tedavisi mantar enfeksiyonunun yer aldığı bölgeye ve mantarın büyüklüğüne göre değişir. Ayrıca hangi aşamada ise mantar problemi o aşamaya göre de tedavi şekilleri değişebilmektedir. Köpeklerde mantar tedavisi için çoğunlukla antifungal ilaçlar kullanılmaktadır. Ayrıca bazı anti mantar ilaçlarla da mantar oluşumu engellenmeye çalışılır.

 

Mantar durumu çok ileri seviyeye gelmiş ise mutlaka mantara karşı ilaç tedavisinin yanı sıra merhemler de kullanmak gerekebilir. Merhem kullanımı genellikle köpeklerde deri ve tırnak yüzeyinde görülen mantar enfeksiyonları için tercih edilir. Bir parazit olarak vücudun iç kısmında ise merhem tedavisi uygulanmaz.

KÖPEKLERDE MANTAR ENFEKSİYONU İLAÇ TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Köpeklerde bir mantar enfeksiyonu varsa derhal ilaç tedavisine başlanması gerekir. Bu sürecin daha sağlıklı ve verimli şekilde ilerlemesi için bazı detayları da gözden kaçırmamak gerekmektedir. Özellikle mantar hastalığı yayılabilen bir problem olduğu için kesinlikle tedavi sürecinde diğer köpeklerle evcil hayvanınız ayrı tutulmalıdır. Aksi halde mantar enfeksiyonu diğer köpeklere de bulaşabilmektedir.

Köpeklerde mantar tedavisi uygulanırken kesinlikle kortizonlu bir ürün kullanılmamalıdır. Çünkü, kortizon köpeklerde mantar oluşumunu artıran ve hızla yayılmasına neden olan bir maddedir. Ayrıca, köpeğin bulunduğu ve barındığı ortam kesinlikle dezenfekte edilmelidir. Böylece yaşayan mantar enfeksiyonu yayılmaz ve yok olmaya başlar.

Mantar enfeksiyonunun bulunduğu bölge traş edilirse enfeksiyonun yayılması da önlenebilir. Bu sırada köpek bakımı kesinlikle ihmal edilmemelidir. Köpeklerde mantar tedavisi ilk olarak hijyenden geçmektedir. Bu nedenle hijyen kurallarına çok dikkat edilmesi gerekir.

KÖPEKLERDE MANTAR TEDAVİSİNİN SÜRESİ

Köpeklerde mantar tedavisi süresi problemin çeşidine ve aşamasına göre değişir. Genellikle köpeklerde mantar tedavisi ortalama 4 ile 8 hafta arasında sürmektedir. Bu süreçte köpeklere gerekli ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi mantar probleminin aşamasına göre süre olarak uzatılabilir. Tedavi süresi minimum 4 hafta kadar sürmelidir. Tedavi süreci 4 haftadan kısa tutulursa mantar hastalığı tam olarak iyileştirilemez, tekrar kendisini gösterebilir.

Mantar enfeksiyonu eğer normalden daha fazla ilerlemiş durumda ise bu 4 haftalık süre uzatılabilir. Konuyla ilgili Ümreniyede veteriner kliniklerine başvuru yaparak, detaylı bilgi alabilirsiniz. Tedavi süreci en net şekilde köpek muayene edildikten sonra belirlenmelidir. Çünkü süreci en fazla etkileyen durum mantar enfeksiyonunun ne aşamada olduğudur. Sürecin verimli geçmesi için mutlaka veteriner tarafından verilen ilaçlar ve merhemden doğru şekilde kullanılmalıdır.

KÖPEKLERDE MANTAR TEDAVİSİ İÇİN DOĞAL YÖNTEMLER MÜMKÜN MÜDÜR?

Köpeklerde mantar enfeksiyonu görüldüğü zaman en doğru yol bir veterinere başvurmaktır. Eğer, köpeklerde mantar tedavisi çok fazla ilerlememiş, yeni başlangıç aşamasında ise problemi doğal yöntemlerle çözmek mümkündür. Hatta, ilaç ya da merhem tedavisi uygulanırken de doğal yöntemlerden faydalanmak gerekir. Doğal yöntemler sayesinde ilaç tedavisinin daha hızlı şekilde ilerlemesi ve köpeğin sağlıklı bir bünyeye sahip olması sağlanır.

Köpeklerde mantar tedavisi için doğal yöntemlere başvurulması gerekebilir. Mantar tedavisi için uygulanacak 3 farklı doğal yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler genellikle mantarın başladığı bölgeye uygulandığı sürece tedavi sürecine büyük etkili olacaktır. Her ne kadar köpeklerde mantar tedavisinin doğal yöntemleri mevcut olsa da ilk olarak tıbbi bir destek alınması daha doğru olacaktır.

KÖPEKLERDE MANTAR TEDAVİSİNDE HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI

Köpeklerde mantar tedavisinde doğal yöntemler arasında en etkili yöntem hindintancevizi yağıdır. Çünkü, hindistancevizi yağı hem anti bakteriyel bir yağ hem de antifungal bir yağdır. Mantar tedavisinde de ilaç olarak antifungal ilaçlar kullanılır. Bu sebepke, hindistancevizi yağı mantar tedavisinde en etkili ve sağlıklı bir doğal yöntemdir. Hindistancevizi içerisindeki yağ asitleri anti-inflamatuar bir yapıya sahiptir. Bu yapı sayesinde mantar enfeksiyonuna doğrudan nüfuz edecektir.

Hindistancevizi yağını köpeklerin mamalarına ekleyebilir ya da mantarın bulunduğu bölgeye doğrudan uygulayabilirsiniz. Genellikle mantar enfeksiyonu köpeklerde iç kısımdaysa mamalara ilave edilmesi önerilir. Eğer mantar enfeksiyonu deri üzerindeyse yağın doğrudan uygulanması daha doğru olacaktır. Hindistancevizi yağı sayesinde mantar enfeksiyonu alan bölge kısa sürede kendisini toparlamaya çalışacaktır. Bu doğal yöntemi ilaç tedavisi aşamasında da yapmak mümkündür.

MANTAR TEDAVİSİNDE HİNDİSTANCEVİZİ YAĞININ ETKİSİ

Köpeklerde mantar tedavisine başlandığında hindistancevizi yağı da kullanılabilir. Yağın kullanımının köpeklere herhangi bir yan etkisi bulunmaz. Fakat konuyla ilgili Ümraniyede veteriner klinikleri ile de görüşebilirsiniz. Yağı doğru şekilde ve aksatmadan uygulayarak kısa sürede mantar enfeksiyonundan kurtulabilirsiniz. Hindistancevizi yağı ayrıca oldukça hafif bir yapıya sahiptir. Yani köpeğinizi koku ya da doku olarak asla rahatsız etmez.

Hindistancevizi yağını 1 hafta boyunca kullanmak gerekir. Günde 2 defa kullanılan hindistancevizi yağı hızlı bir şekilde deriye nüfuz edecektir. Ayrıca, mantar sebebiyle köpeklerde görülen sürekli kaşıntı durumu da yağdan sonra aniden kesilecektir. Yağı mantar olan bölgeye doğrudan uygulamak hem iyileşme sürecini kısaltacak hem de köpeğin daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Eğer, köpeklerde mantar rahatsızlığı oldukça ileri boyuta ulaşmışsa yağın uygulamasını 2 haftaya çıkartabilirsiniz. Sürenin uzamasının köpek sağlığına olumsuz bir etkisi olmayacaktır.

KÖPEKLERDE MANTAR TEDAVİSİNDE ELMA SİRKESİ

Elma sirkesinin içerisinde bulunan anti bakteriyel özellik sayesinde mantarlar anında yok olur. Özellikle köpeklerde görülen mantar enfeksiyonu tamamen iyileştirilmediği sürece yeniden nüksedebilir. Bu sebeple, doğal yöntemler arasında mantar enfeksiyonunu tamamen yok eden yöntemler kullanılmalıdır. Elma sirkesi de hindistancevizi yağından sonra gelen ve mantar enfeksiyonu ile mücadele eden bir yöntemdir. Elma sirkesinin mantarlar üzerindeki öldürücü etkisi, içeriğinde yer alan antifungal maddelere bağlıdır.

Elma sirkesi mantar tedavi sürecinde tercih edilecekse köpeklerin mamasına ilave edilebilir. Fakat kokusundan dolayı köpekler mama içerisinde elma sirkesini pek kabul etmez. Bu nedenle, genellikle köpeklerde mantar enfeksiyonunun oluştuğu bölgeye uygulanması daha doğru olacaktır. Doğrudan elma sirkesi uygulandığında iyileşme süreci de kısalacaktır. Elma sirkesi eğer deri üzerine uygulanacaksa su ile karıştırılması önerilir. Bu sayede enfeksiyonlu bölgenin daha fazla tahriş edilmesi de önlenmiş olur.

MANTAR TEDAVİSİNDE ELMA SİRKESİNİN ETKİLERİ

Elma sirkesinin mantar enfeksiyonunda en büyük etkisi antifungal maddeler içermesidir. Ayrıca, elma sirkesi köpeğinizin bağışıklık sistemini de kuvvetlendiren bir doğal yöntemdir. Bağışıklık sistemi kuvvetlenen köpekler tedavi sürecine olumlu yanıt verecektir. İlaç tedavisi ile birlikte uygulanan elma sirkesi köpeklerde tamamen mantar enfeksiyonunun öldürülmesine yardımcı olacaktır.

Elma sirkesi sadece mantar enfeksiyonunu değil aynı zamanda köpeğin bağışıklık sistemini de etkiler. Bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan elma sirkesi, köpeğinizin iştahını da açacaktır. Özellikle mantar enfeksiyonu köpeklerde hissedildiği sürece iştahları kesilir ve sürekli halsiz bir durum içerisinde olurlar. Bağışıklık sistemi sayesinde iştahsızlık giderilerek, köpeklerde enerji miktarı artırılır. Konuyla ilgili Ümraniyede veteriner kliniklerine de danışabilir, tedavi süreci hakkında veteriner hekimden bilgi alabilirsiniz.

KÖPEKLERDE MANTAR TEDAVİSİNDE ÇAY AĞACI YAĞI

Çay ağacı yağı, mantar enfeksiyonu ile savaşta etkili olan doğal yöntemlerden birisidir. Çay ağacı yağı içerisinde bulunan ondan fazla yağ asidi ile tedavi edici bir doğal yöntemdir. Fakat çay ağacı yağını mantar tedavisinde kullanmak için bazı detaylara dikkat etmek gerekir. Çay ağacı yağını kullanmadan önce zeytinyağı ile karıştırmak tedavide etki sürecini hızlandıracaktır. Ayrıca, zeytinyağ sayesinde mantar sebebi ile tahriş olan deri dokusu yumuşatılacaktır.

Çay ağacı yağını 1 hafta boyunca düzenli şekilde uygulamak gerekir. Uygulama günde 2 kez olacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer, mantar ile mücadelede ilaç tedavisine de başlanmışsa çay ağacı yağını 1 hafta kullanmak yeterli olacaktır. Fakat mantar enfeksiyonu yeni başlamış ise çay ağacı yağı 2 hafta boyunca kullanılabilir. En doğru karar uzman bir hekim kontrolünde belli olacaktır. Bu nedenle her ne kadar doğal yöntem de olsa Ümraniyede veteriner klinikleri ile görüşmeniz önerilir.

MANTAR TEDAVİSİNDE DOĞAL YÖNTEMLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Mantar tedavisinde hem doğal yöntemler hem de tıbbi yöntemler etkilidir. Tıbbi yöntemlere başvurulacaksa mutlaka bir veteriner desteği alınmalıdır. Doğal yöntemler ise evde kolaylıkla uygulanabilir. Ama doğal yöntemlerde dikkat edilmesi gereken bazı konular mevcuttur. Özellikle mantar enfeksiyonu çok ilerlemiş durumdaysa doğal yöntemlerin iyileşme sürecine pek bir etkisi olmayacaktır. Kesinlikle bir veterinere danışmak ve tedavi sürecine başlamak gerekir. Ümraniyede veteriner klinikleri köpeklerde mantar enfeksiyonu konusunda uzman kliniklerin başında gelmektedir.

Mantar teddavisi için doğal yöntemler seçilmiş ise bu yöntemler maksimum 2 hafta boyunca uygulanmalıdır. 2 haftalık uygulamaya rağmen mantar enfeksiyonu yok edilemezse durumun ciddi olduğu bilinmelidir. 2 haftalık süreci devam ettirdiğiniz sürece deride mantar enfeksiyonundan hariç bazı tahriş durumları da ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, maksimum 2 hafta günde 2 kez uygulama yapılmalıdır.


kedi-kopek-parazit-1200x800.jpg

Evcil hayvan sahipleri çok sevdikleri dostlarının bakımlarında bilgi sahibi olmalıdır. Her hayvanın farklı özelliklerde olması bakım, beslenme gibi alanlarda farklı deneyimler gerektirir. Bu nedenle beslenmeden oyuna, temizliğinden hastalığına kadar hayvanlar hakkında bilgi sahibi olmak, can dostlarınızın yaşayabilecekleri sorunları en aza indirir. Bu alanda hayvanlarınızın yaşadığı tüm sorunlarda ümraniye veteriner kliniği hizmetlerinden faydalanabilirsiniz.

Aşı ve rutin kontrollerin uygulanmasında destek sağlayan kliniğimiz hayvanlarınızın yaşadığı hastalıklarda da teknolojik imkanlardan faydalanarak muayene, teşhis ve tedavilerini yapmaktadır. Acil müdahalelerin de yapıldığı ümraniye veteriner kliniği hizmetlerinde suni tohumlama da yapılmaktadır. Kediler ve köpekler en çok sevilen evcil hayvanlar arasında yer alıyor.

Dostlarınızın karşılaştığı hastalıkları anında fark edebilmek için periyodik kontroller çok önemlidir. Bunun yanında yaşanan en küçük sorunlara bile çok ciddi yaklaşmak hastalıklarının giderilmesinde ilerlemeden tedavi imkânı verecektir. Kedilerde ve köpeklerde en çok karşılaşılan sorunlardan biri de parazitlerdir. Parazit durumunda ümraniye veteriner kliniği teşhis ve tedavi alanında tam destek sağlayacaktır.

Kedi ve köpeklerde iç parazit – Video

Kedi ve köpeklerde dış parazit – video

Kedilerde Parazitler ve Tedavisi

Lisanslı ürünler kullanarak kedinizi ev ortamında tedavi edebilirsiniz. Pek çok kedilerde parazit sorunu mevsimsel özelliklerden kaynaklanır. Özellikle sıcak havalarda parazit sayıları artar. Rutin kontrollerin yapılması iç ve dış parazitlere karşı daima tetikte olmayı sağlar. Tenya iç parazitlerden biridir. Ve kurumuş parçalar bırakır. Ancak kediler pek çok parazitten rahatsız bile olmaz. Kaşıntı ile ortaya çıkabilen bu sorunlar salyalarına karşı alerjik reaksiyon geliştiğinde de fark edilebilir. Kulak uyuzu, kene ve pire gibi parazitler görülebilir. Mantar ve maya gibi gözle görülemeyen kedilerde parazit muayene edilmeden anlaşılamaz.

1.) Kedilerde Dış Parazit Nedir?

Canlının vücuduna girmeden cilt üzerine, dış yüzeyine ve tüyler arasına yerleşen parazit türleridir. Bu parazitler canlının yaşamını kötü etkiler. En çok rastlanan kedilerde dış parazit bit, kene ve pire gibi hayanın teninde yaşayan organizmalar olmaktadır. Kedinin derisi ve tüyleri arasına yerleşen bu parazitler kedinin kanı ile beslenirler. En çok kedinin bel ve ense çevresinde yerleşirler.

Farklı parazit türleri farklı belirtiler gösterir. Ancak ortak belirtileri takip ederek tedavinin daha hızlı sonuçlanması sağlanabilir. Kedinin derisinde görülen kızarıklıklar ve kaşıntılar önemli belirtilerdir. Bu belirtileri tüylerde matlaşmalar takip eder. Derisinde oluşan renk değişimleri ve bazı durumlar da kulak akarları ya da alerji durumları da ortaya çıkabilir.

2.) Kedilere Dış Parazitler Nasıl Bulaşır?

Kene, bit ve pire gibi kedilerde dış parazit çeşitleri çıplak gözle görülürler. Bu parazitler uzun süre kalırsa başka organlarda yeni rahatsızlıklar ortaya çıkar. Mesela uzun süre pire taşıyan kedilerde bağırsak parazitleri görülür. Özellikle yavru kedilerde bu durum kansızlığa dönülebilir. Her durumda ümraniye veteriner kliniği kedinizi muayene eder. Pire tasmaları ya da damlalar ile bu parazitlerde çok kısa bir sürede kurtulmak mümkün olabilir. Kedilere parazitlerin nasıl bulaştığını türlerine göre inceleyebiliriz.

a.) Pireler

Kedi kokusu, sürtünme ve vücut ısısı ile kedilerde parazit çeşidi olan pireler bulaşabilir. Uykudaki larvalar pire haline gelir. Kanını emmek için kedinize atlayabilir. Farklı hayvanlardan ve çevreden pireler bulaşabilir. Her zaman kaşıntıya neden olmayabilirler. Kedinin bacaklarında pire pisliği arayabilirsiniz. Bunu da siyah beneklerle anlayabilirsiniz. Kulak akarlarına başka kedilerden bulaşan pireler, genellikle yavrularda annelerinden geçerler.

Geceleri hareketlenen pireler, deri kaşıntısına neden olur. Kulak akarı olan kedilerde kulak kiri olur. Döküntü üretir. Anneden geçen akarlar yavrularda soruna neden olur. Sırt bölgesinde kepek oluşturan akarlar kaşıntısızdır. Pire öldürücü ile kolayca kedinizi kurtarabilirsiniz. Uyuz adı verilen pireler daha çok köpeklerde görülür. Nadiren de olsa kedilerde görülebilir. Deri taramasında anlaşılabilir. Bu kedilerde dış parazit Selamectin’le tedavi edilmelidir.

b.) Keneler

Uzun çimlerde bekleyen keneler sıcaklıktaki anlık değişimler, titreşim hatta gölgeyi bile fark eder. Kediye yapışır. Kene kedinizin kanını emerek çok fazla şişer ve kolayca görülebilir. Keneyi öldürmek için üzerine alkol dökülebilir. Sonrasında cımbız kullanarak kene deriden çıkarılabilir. Keneler sıkılmamalıdır. Aksi halde kediniz zehirlenebilir.

c.) Bit ve Mantar Hastalığı

Kedilerde nadiren de olsa bitler görülebilir. Yumurtaları ya da kendileri tüylerin içinde görülebilen kedilerde dış parazit türleridir. Mantar teknik olarak parazit değildir. Ancak yaygın olarak görülür ve diğer kedilere, insanlara geçme olasılığı çok yüksektir.

3.) Dış Parazit Uygulaması

Genel olarak uygulanan kedilerde dış parazit aşıları ense damlası olarak bilinir. Bu damlalar ile kedinizi pire, bit, pire yumurtaları, larva ve pupuların gelişmesini engelleyebilirsiniz. Damlalar kedilerde iki ay koruma sağlar. Enfestasyon yoğunluğuna bağlı olarak ve yaz aylarında bir ay süre ile etkili olacaktır. Bu nedenle ayda bir tekrarlanmalıdır. En yaygın olarak görülen kedilerde dış parazit türü yuvarlak solucanladır. Dış ortamda bile varlığını birkaç sene sürdürebilir. Erişkin kedilerde bu solucanların oluşturduğu enfeksiyonlar gözden kaçabilir. Erişkin kedilerde gizli seyreden bu parazitler yavru kedilerde orta ya da şiddetli klinik semptomlar şeklinde görülür. Tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir. Veteriner hekim tarafından uygun görülen anti paraziter programının düzenli yapılması ile hem kediniz, hem de kendiniz için etkin bir korunma sağlanabilir.

4.) Kedilerde İç Parazit Nedir?

Sessiz ve etkili olarak seyreden kedi iç parazit çeşitleri barındıkları canlı içinde uyumlu hareket etmeye özen gösterirler. Çünkü iç parazitlerin hayatta kalması üzerinde bulundukları hayvanın hayatta kalmasına bağlıdır. Kedilerin yüzde 45’i hayatlarının bir bölümünde sindirim sisteminde iç parazitler tarafından enfekte olurlar. İç parazitler kedilerde yaygın olarak görülür. Bu nedenle kedinizin enfekte olduğu zamanlarda yaşadığı semptomları ayırt ederek hayvanınızın daha sağlıklı yaşamasını sağlayabilirsiniz.

5.) Kedilere İç Parazitler Nasıl Bulaşırlar?

Kediniz farklı belirtilerle karşı karşıya kaldığında kedi iç parazit işareti olabilir. Parazitlerin üreme oranları yüksektir. Bu nedenle hayvanınızın yaşamını tehdit ederler. Hayvanın göstereceği belirtiler paraziter enfeksiyon tipine bağlı olarak değişebilir. Kedinizin kedi iç parazit maruz kaldığında yaşayabileceği semptomlar şu şekildedir:

* Yavru kedilerde oluşan iç parazitler gelişim geriliği oluşturabilir.

* Raşitizm

* Anemi

* İshal, kusma ve sindirim sistemi ile ilgili sorunlar

* Tüylerdeki parlaklık kaybı

* Yuvarlak ve şiş bir karın

* sıvı kaybı olarak sıralanabilir.

Bu belirtiler kedinizi zayıflatır. Özellikle kedi iç parazit çeşitleri kediyi bakterilerin ve virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı savunmasız hale getirir. Evcil kediler bu parazitlere maruz kalmıyor. Hijyenlerine dikkat edildiğinde bu tür sorunlarla karşılaşılmıyor.

6.) Kedilerdeki İç Parazit Tipleri

Farklı kedi iç parazit çeşitleri farklı belirtilerle ortaya çıkar. İç parazitler genel olarak anüsün çevresinde yumurtalar nedeni ile görülen hafif tahriş haricinde belirti göstermezler. Bu nedenle olağan dışı belirtileri tespit edebilmek adına kediniz ile yakından ilgilenmeniz çok önemlidir.

a.) Kurtlar: Kedilerin dışkısında bulunurlar. Düz ve yuvarlak olabilirler. Tenya çok yaygın olarak görülen bir kurttur.

b.) Yuvarlak solucanlar: Genellikle genç kedilerde görülür. Kedileri en çok etkileyen kedilerde parazit türüdür.

c.) Dişi Bağırsak Kurtları: Günde 300000 yumurta yumurtalayabilen iç parazitler genel olarak kedinin ince bağırsağında bulunur. Yumurtalarını ise dışkı yolu ile koyabilir. Evcil hayvanınızın çevresini etkileyen bu bağırsak kurtları, insanları bile enfekte edebilir. Bağırsak kurtlarının yumurtaları düşük ve yüksek sıcaklıklara dayanır. Beş yıl boyunca bulaşıcı olabilirler.

d.) Kancalı Kurtlar: Yuvarlak kurtlardan daha az yaygın olan kedi iç parazit çeşitleri kancalı kurtlardır. Ancak bu kurtlar bağırsak duvarındaki dokulardan ve kandan beslenir. Bu da kedinizde kan kaybına neden olur. Bu da hayvana daha fazla zarar vermelerine neden olur.

7.) Kedilerde İç Parazit Uygulaması ve Tedavisi

İç parazitler için tablet ve enjeksiyon şeklinde uygulamalar yapılır. İç parazit aşıları kedilere 3 ay boyunca koruma sağlar. Bu nedenle 3 ayda bir tekrarlanırlar. Bu alanda kedilerde parazit tedavisi için veteriner tarafından verilen ilaçlar kullanılmalıdır. Aşılar dışında parazitlerin engellenmesinde hayvanın bulunduğu ortamdaki temizliğe çok dikkat edilmelidir. Çünkü hijyen parazitlerin çıkmasın engelleyen en önemli önlemdir. Kedinizin düzenli olarak gittiği yerlerin dezenfekte edilmesi de önemlidir. Hayvanın dışkısını zaman zaman incelemek kedilerde parazit belirtileri fark etmek için iyi bir yöntem olabilir. Özellikle rutin kontrolleri aksatmamak çok önemlidir. Aşılarını zamanında yaptırmak, hijyene dikkat etmek ve kedinizin yaşadığı her değişikliğe dikkat etmek kedinizin daha sağlıklı ve mutlu olmasını sağlayacaktır.

Köpeklerde Parazitler ve Tedavisi

Yavru döneminden itibaren köpeklerde parazit sorunları görülebilir. Köpeklerin parazitlere karşı düzenli aşılanmaları çok önemlidir. Parazit varlığı fark edildiği anda veteriner hekime götürülmesi çok önemlidir. Sevimli dostlarımız en çok iç parazitlere maruz kalıyor. Ve dış parazitlere göre çok daha tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabiliyorlar. Köpeğinizin hijyenine dikkat etmek ve rutin kontrollerinin düzenli olarak yapılmasını sağlamak daha sağlıklı bir yaşam sürebilmesini sağlayacaktır.

1.) Köpeklerde İç Parazit Nedir?

Dış parazitlerin etkisi ile köpek iç parazit çeşitleri oluşur. Dış parazitler ağız yolu ile iç organlara taşındığında tehlikeli olurlar. Pire ve kene gibi parazitler köpeğe ağız yolu ile bulaşır. Hayvanın farklı iç organlarına girerek organlarının faaliyetleri yerine getirmesini engeller. Özellikle mide ve bağırsaklarda bu parazitlere daha çok rastlanır. Az da olsa kalp ve akciğer gibi organlarda görülür. Bu da solunumu etkileyen durumlar ortaya çıkarır. Köpeklerin yaşam alanı kadar beslenmesi de köpek iç parazit çeşitlerinin oluşmasında etkilidir. Tedavi edilmediklerinde ise çok tehlikeli durumlara yol açabilirler. Bu parazitler köpeklerin vücutları içinde yaşarlar. Canlının organlarından beslenerek büyük zarar verirler. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir.

2.) Köpeklerde İç Parazit Belirtileri Nelerdir?

İç parazitler köpeklerin farklı bölgelerinde çok sayıda görülebilir. Parazitler yavru ve yetişkin köpeklerde ciddi sorunlara yol açabilir. Kansızlık ve zehirlenme gibi sorunlar kimi zaman ölümcül seyredebilir. Bu tehlikeli sonuçlarla karşılaşmamak adına köpek iç parazit belirtilerinin bilinmesi çok önemlidir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

* Karın Şişliği: Yavru köpeklerin karnı şiştiğinde kilo aldığı düşünülebilir. Bunu da sağlık belirtisi gibi görebilir. Yavru köpeklerde karın şişliği iç parazitlerin en önemli göstergesidir.

* Sık Sık Gaz Çıkartma: Parazitler köpeklerde gaz oluşumuna neden olur.

* İshal: Köpeklerin sindirim sistemi üzerinde sorunlara yol açan köpek iç parazit çeşitleri özellikle yavru köpeklerde ishal oluşturur.

* Kanlı- mukuslu İshal: Özellikle yavru köpeklerde bu durum görülebilir. Parazitler bağırsaklarda kanamaya neden olacaktır.

* Anemi: Parazitlerin en büyük belirtisi anemidir. Köpeklerin diş etleri normalden açık ya da solgun renkli ise hatta beyazsa kansızlık sorununu işaret eder. Bu sorunun altında yatan neden ise iç parazitler olacaktır.

* Kilo Kaybı: Köpeklerin sindirim sistemine yerleşen köpek iç parazit çeşitleri köpeklerde kilo kaybına neden olur. Yoğun parazit varlığı mutlaka kilo kaybı oluşturur.

Bunlar dışında iç parazitler iştahsızlık tüylerde matlaşma gibi belirtilerde oluşturabilir. Veteriner hekim farklı bir öneride bulunmaz ise parazitlere karşı köpekler üç ayda bir aşılanmalıdır.

3.) Köpeklerde İç Parazit Türleri Nelerdir?

Sevimli dostlarımızı tehlikeye atabilecek pek çok köpeklerde parazit çeşidi vardır. İç parazitler ise genel olarak bağırsak yollarında bulunur. Bu parazit türleri şu şekilde sıralanabilir.

a.) İnce Bağırsak Kıl Kurtları

Bu parazitler köpekten köpeğe ya da anneden henüz doğmamış yavruya geçebilir. Bu yüzden oldukça tehlikelidir. Rahatlıkla görülebilen bu parazitler köpeklerde gelişim bozukluklarına neden olur. Bunun yanında kusma ve ishal gibi durumlara neden olabilirler.

b.) Kancalı Kurtlar

Bu parazitler daha çok yavru köpeklerde görülürler. Bağırsaklarda faaliyet gösteren kurtlar kancalı dişleri ile bağırsak duvarlarını deşerler. Bu da kanamaya neden olur. Hayvanın ölümüne kadar önemli sorunlara neden olurlar. Acilen önlem alınması gereken bir türdür. Yavru köpeklerde 50- 100 arasında kancalı kurt var ise çok rahat köpeğin ölümüne neden olabilir. Dışkıda ishal ve kan ile ortaya çıkan köpeklerde parazit çeşitleri kusmalarda oluşturabilir. Mikroskopik incelemeler ile anlaşılabilir.

c.) Yassı Kurtlar (Tenyalar)

Anüs çevresindeki kıllardan tespit edilebilen bu tür parazitler hayvanın bağırsak sistemine yerleşir. Hayvanda ishal ve kilo kaybı ortaya çıkarır. Köpeğin gezindiği alanlarda hatta yattığı yerlerde görülebilir. Hareket halinde iken beyaz olan parazitler hem hayvandan hem de döküldüğü yerden temizlenmelidir.

d.) Kalın Bağırsak Kurtları

Ağız yolu ile hayvanın vücuduna giren köpek iç parazit türü sindirim sistemine etki eder. Mikroskobik incelemelerde ortaya çıkar. İshal ve kusma sonucunda kilo kaybı oluşturabilir.

e.) Kalp Kurtları

En tehlikeli sonuçlar ortaya çıkaran parazit türüdür. Sivrisinek ısırması ile hayvana girer. Sonrasında hayvanın kalbine yerleşerek kalbin fonksiyonlarını yavaşlatır. Solunum yollarının etkiler. Bu şekilde pek çok tehlikeli sonuç ortaya çıkar. Tedavisinde başarı şansı oldukça düşüktür.

4.) İç Parazitlerin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Köpeklerinizin bu tür parazitlere maruz kalmasını önlemek için yapabileceğiniz en iyi önlem hayvanlarınızı bu parazitlerden uzak tutmaktır. Bunun içinde köpeklerde parazit önlenmesinde veteriner hekiminizin önereceği anti parazit ilaçlar üç aylık periyotlarda uygulanmalıdır. Hastalığa yakalanan köpeklerin tedavisi için ümraniye veteriner kliniği hizmetlerinden destek alabilirsiniz.

5.) Köpeklerde Dış Parazit Nedir?

Kaşıntı ve rahatsızlık gibi orta düzey yan etkilerle ortaya çıkan köpeklerde dış parazit sorunu tedavi edilmediğinde çok ciddi sorunlar ile karşı karşıya bırakacaktır. Köpeğinizde görülen en ufak değişiklikleri bile takip etmeniz çok önemlidir. Dış parazitler gözle görülebilir. Bu nedenle kolay bir şekilde tespit edilebilir.

6.) Köpeklerde Dış Parazit Türleri ve Tedavi Yöntemleri

Parazit türü doğru bir şekilde tespit edildiğinde tedavi yöntemi çok daha başarılı olacaktır. Parazit türleri şu şekilde sıralanabilir:

– Pireler: Pireler koyu kahverengi ufak parazitlerdir. Kediler ve köpekler başta olmak üzere pek çok hayvanın tüyleri arasında yaşarlar. Küçük oldukları kadar da hızlıdırlar. Çıplak gözle tespit edilmesi mümkün olmayabilir. Pireler ılık ve nemli ortamlarda yetişir. Bu nedenle içinde bulunduğunuz hava koşullarına bağlı olarak sürekli hayatınızın bir parçası olabilir. Köpeğinizin kanını emerek enfekte edebilirler. Aşırı derecede pireye maruz kalan köpeklerde kansızlık oluşabilir.

Tedavisi: Köpeklerde pire tespit edilmiş ise anında tedaviye başlanmalıdır. Evde uygulanabilecek alternatif metotlar olsa da ümraniye veteriner kliniği hizmetlerinden destek alabilirsiniz. Pireler doğru tedavi edilmediğinde köpeğinizin tamamen kurtulması mümkün olmayacaktır. Köpeğinizi pirelerden arındırmak için ılık su ve özel pire şampuanı kullanabilir. Pire tarağı ile tüylerini tarayabilir. Köpeğin arındığından emin olduktan sonra tüm evi de ilaçlayarak temizlemeniz gereklidir.

– Bitler: Pireye göre daha büyük olan bu köpeklerde dış parazit çeşidi daha kolay bir şekilde tespit edilebilir. Hatta köpeğinizin tüylerini severken eliniz ile fark edebilirsiniz. Bitler yetişkin hale geldiğinde kendini köpeğinizin derisine gömer. Kanını emer ve bu şekilde çoğalır. Bitler çok ciddi bulaşıcı hastalıklara neden olabilir. Bu parazitler köpeğinizde inme olmasına bile yol açabilir.

Tedavisi: Köpeğinizde bit tespit ettiğinizde asla çıplak elle çıkarmayı denemeyin. Özel malzemelerle bit tedavisi yapabilir. Ya da kliniğimizin hizmetlerinden yararlanarak daha profesyonel bir tedavi uygulayabilirsiniz. Köpeğinizde bit ısırığı var ise tüylerin en geç 36 saat içinde bitlerden arındırılması gereklidir.

– Uyuz Böceği: Köpeğin derisine yerleşen bu köpeklerde dış parazit çeşidi mikroskobik ebatlardadır. Fazla bulaşıcı değildirler. Köpeğin derisindeki mikrofauna tabakasının belirli bir kısmını bu parazitler oluşturur. Derideki miktarı artan uyuz böcekleri uyuz hastalığına neden olur. Miktarın artmasındaki etkenler henüz belirlenemese de köpeğin huysuzlanmasından ve kaşınmasından bu parazite maruz kaldığını anlayabilirsiniz.

Tedavisi: Uyuz böceğinin tütüne ve köpeğin cinsine göre tedavi değişebilir. Tedavi de ilk aşamada köpek karantinaya alınmalıdır. Çünkü diğer hayvanlara ve insanlara bulaştırma riski bulunur. Uyuz tedavisi mutlaka veteriner kontrolünde devam ettirilmelidir. Parazit önleyici ilaçlar eşliğinde tedavi devam ettirilir. Tedavide etkili bir diğer faktör ise strestir. Uyuz hastalığı köpeğinizde ciddi oranda kaşıntıya yol açar. Bu parazit köpeğinizin dış görünüşünü de değiştirebilir.

7.) Köpeklerde iç ve Dış Parazit Mücadelesinde Neler Yapılmalıdır?

Yaşam alanlarında hijyen yeteri kadar sağlanmaz ise hayvan dostlarınız kadar önemli sorunlar yaşayabilirsiniz. Köpeklerin sağlığını tehdit eden köpeklerde parazit çeşitleri insanlara da geçebilir. Beraber yaşadığımız evcil hayvanlarımızın sağlığını koruma adına gerekli tedbirler alınmalıdır. Bunun için:

* Parazit taşıma ihtimali bulunan evcil hayvanlar ilaçlanmalıdır.

* Evcil hayvanların temizliklerine dikkat edilmelidir.

* Zamanın iç ve köpeklerde dış parazit uygulamaları yapılmalıdır.

* Periyodik aşı uygulamaları aksatılmamalıdır.

* Gerekli görüldüğünde evlerin dış ve iç ortamları ilaçlanmalıdır.

* Hayvan dışkıları ile kontamine olmuş alanlara gelecek sivri sinek, hamam böceği ve kara sinek taşıyıcı olabilir. Bu canlılarla mücadele edilmelidir.

* Ev hayvanları dış mekanlarda dolaştırılırken dışkı torbası veya eldiven ile dışkılama durumunda dışkının toplanması önemli bir davranıştır.

8.) Köpeklerde İç ve Dış Parazit Tedavileri Ne Zaman Başlar?

Rutin olarak köpeklerde dış parazit uygulaması ense damlası olarak yapılır. İki ayda bir tekrarlanır. Yaz aylarında ayda bir tekrarlanması önemlidir. İç parazitlerde ise enjeksiyon ve tablet şeklinde uygulamalar bulunur. Dış parazit çeşitlerinden olan mide ve bağırsak parazitleri gebe ya da baba olacak köpeklerde çok önemlidir. Yavru köpeklerde parazit tedavileri 6 haftalık olunca başlamalıdır. Oto enfeksiyonu engellemek adına 2- 3 aralıklarla 4 kez tekrarlanması önemlidir. Koruma amaçlı olarak ise iki ayda bir kez parazit kürü tekrarlanır. Özellikle köpeklerde dış parazit tedavilerinde pire kene tasması önerilmez. Bunun yerine kombine olarak pire kene damlası, iğnesi ya da solüsyonu ayda bir kez uygulanmalıdır. İç parazit aşılarını yaptırarak nematod ve sestodların ortaya çıkardığı enfeksiyonlar tedavi edilebilir. Ya da bu enfeksiyonların önlenmesinde kullanılabilir. Bu kombine damla ile kancalı kurtlara, kamçı kurduna karşı üç ay süre ile koruma sağlanır. Bu nedenle 3 ayda bir tekrar edilmesi önemlidir. Köpeklerin düzenli bir şekilde aşılarının yaptırılması parazitlerle karşılaşma olasılığını azaltacaktır. Bu da sevimli dostlarınızın daha sağlıklı yaşam sürmesini sağlayacaktır.






Ümraniye Veteriner Kliniği: Petopia®

Şimdi bize ulaşın

Ümraniye veteriner kliniği, Petopia markasıyla kurumsal veterinerlik, petshop, kuaförlük ve pet otel hizmeti sunan veteriner kliniğidir. Ümraniye’de rahatlıkla ulaşım sağlayabileceğiniz merkezi bir konumda yer almaktadır.


ACİL İLETİŞİM

Acil iletişim 10:00 – 23:30
0545 402 83 85



ADRES

Atakent Mahallesi
Alemdağ Caddesi No:376/A
Ümraniye İstanbul



ümraniye veteriner alt kısım
Takip edin

Sosyal Medya

Petopia® veteriner kliniğini sosyal medyada takip ederek daha yakından tanıyın.



Copyright 2019 Petopia® Ümraniye Veteriner Kliniği

ümraniye veteriner logo